Karacaovalılar

Karacaovalıların Kökeni


( Evladı Fatihan )
A ) Evlâd-ı fâtihân, Rumeli’de oturan Rumeli fâtihlerinin torunları ile fetihler genişledikçe buraya Anadolu’dan getirilip yerleştirilen Türkmenlere verilen isimdir.

Bunlardan bir askerî teşkilât kurulmuştu. Yörük vilâyetleri de denilen Manastır, Pirlepe, Florina, Cuma, Tikveş, Radoviş, Iştip, Doyran, Ustrumca, Avrethisarı, Yenice, Vodina, Serez, Demirhisar, Zihne, Drama ve Langaza şehirlerinde yaşarlardı. Çoğu Konya civarından getirildiği için yerli halk bunlara Konyar derdi.

Konya’dan gelmişiz!

Rumelililerin çoğunun Konya’dan geldiğini söylemesini yadırgamamak lâzımdır. Çünki Konya büyük bir vilâyettir. Karaman, Mersin, Antalya, Niğde ve Aksaray’ı içine alırdı. Selçuklu saltanat merkezi olduğu için, kalabalık bir Türk nüfusunu barındırıyordu.

B ) Bir araştırmaya göre ise Kafkaslardan bu yöreye 1.300 yıllarında göç eden ( Rodoplar’a ) Kıpçak-kuman Türklerinin soyundandırlar.

Küplüde bulunan ailelerin bir çoğu  Yunanistan’ın Vodina ( Edessa ) kenti,Kaymak çalan dağları eteklerinde bulunan köylerden 1924 yılında zorunlu göç neticesinde gelmişlerdir.

Bu Köylerden Bazıları ;
Gustulüp

Fuostani
Sputka

Arieda
Kuzuşan

Floita

Prebidişta

Slatina

Şturupino

Pojar

Kırlat

Kapityani


Mübadil ( mücahir olarak adlandırılan bu kafile Selanik limanından gemilere bindirilmişler ve Tuzla ( ist.) iskelesine indirilmişlerdir. Tuzla da önce karantinaya alınmışlar, üstlerindeki elbiseler değiştirilmiş ve gerekli aşıları yapılarak,Hilal-i Ahmer cemiyetinin ( Kızılay ) hazırlamış olduğu barakalarda bir süre misafir edilmişlerdir.


Birkaç hafta sonra ise yerleşmeleri için Trenler ile Kütahya iline gönderilmişlerdir.

Getirildikleri gemiler  :  Gülcemal – Akdeniz – Reşit paşa – Kızılırmak – Şam – Giresun – Ümit – Gülnihal – Bahrıcedid – Altay –   Gelibolu – Bandırma – Inebolu – Nimet – Canik – millet – Ereğli.



Kütahya ya yerleştirilen Karacaova kafilesine Rumlardan kalan evler ve dükkanlar verildiği halde, Kendilerinin çitçi-bağcı olduklarını,esnaflık yapamayacaklarını,bu nedenle çiftçilik,bağcılık yapabilecekleri bir başka bölgeye gönderilmelerini ATATÜRK’e mektup yazarak,talep ediyorlar. Bu Talepleri dikkate alınıyor ve Bilecik Ili, Küplü kasabasına yerleşmeleri sağlanıyor.

Küplüye gelen kafile, Yunan ordusunun yakıp,yıktığı kasabada ev kalmadığından,mir müddet çadırlarda  kalıyor.Daha sonra Hükümetin yaptığı yardımlarla kendi evlerini inşa ediyorlar.


Yaşanan büyük göç olgusu nedeniyle Küplü de sahipsiz kalan Birçok Bağ, bahçe Kura yöntemi ile kafileye dağıtılıyor.


Kura Yöntemi  : Hükümet yetkilileri nezaretinde,kuraya tabi olan bağ,bahçe önüne geliniyor.kuraya girecek kişilerin isimleri yazılı kağıtlar bez bir torbaya atılıyor. Kura çocuklara çektiriliyor. Torbadan kimin ismi çıktı ise Üzerinde bulunulan bağ yada bahçe bu kişinin üzerine kayıt ediliyor.

Selanik limanından hareket eden gemiler Türkiye ye ancak 10-15 gün içinde gelebiliyorlar. Dolayısıyla gemilerde hastalıklar baş gösteriyor. Gemide vefat edenler oluyor. Gemilere insanların yanı sıra, At, Eşek, Keçi, koyun, Inek gibi hayvanlar da alınıyor. Birçok insan tifo, dizanteri, çiçek gibi hastalıklara yakalanıyor. Bu nedenle de Türkiye limanlarına indiklerinde kendilerine aşılar yapılıyor.